Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

AŞK

Aşkı tatmadım. Ancak hakkında o kadar çok şey duydum ki; onu iyi tanıyor gibiyim. Sanki dünya bu üç harfin üzerine kurulmuş gibi. Filmler, kitaplar, resimler tüm bu şeyler bu duyguya ithafen yapılmış gibi.

Evet, onu yaşamadım ama nasıl olması gerektiğinden haberim var. Mesela aşk onu beklemediğiniz anda gelen şeydir. Aşk illaki biri olsun hayatımda da kim olursa olsun demek değildir. Siz Ali'den hoşlanırken Mehmet'le de çıkabilme ihtimaline sahip olamamaktır. Çünkü siz yalnızca Ali'ye aşıksınızdır. O, herhangi birisi değildir zamanınızı eğlenmek için harcadığınız. Ondan başkasını gözünüz görmez. Tüm hataları anormallikleri ve delilikleriyle kabul ettiğinizdir. Aşk öyle basit bir şey değil bir kere. Şimdiki gibi ucuz bir şey de değil. Aşk sevgilinizin olmasını beklemek değil; yana yakıla o kişiyi beklemektir. Aşk çok farklı bir savaş. Ona sahip de olabilirsiniz; yaşamadan da ölebilirsiniz. Ama sanıyorum ki bir yöntemi var; sabırla yalnızca o kişiyi beklemek. Sevmeden birile…

Evliya Çelebi Gibi

Liseden beri en büyük hayalimden birisidir dünyayı gezmek. Oysa üniversiteye başladığımda kendimde keşfettiğim ilk şey gezmeyi, yeni insanlarla tanışmayı sevdiğim, farklı kültürleri ve dilleri merak edişim oldu. Üniversite bittiğinde yapmak istediğim şey öğretmen olmak; evet bu benim işim olacak ve ben işimi severek yapanlardan olacağım. Gezgin olmayı istemek ise kitaplardan sonra tutkun olduğum ikinci şeymiş meğer. Kendimi tanıdıkça keşfettim. Sırada yapmak istediğim ilk şey; fotoğraf makinesi almak. Gezmeye makinemi aldıktan sonra üniversite okuduğum şehri yani Kütahya'yı gezmekle başlayacağım. Daha sonra da aşık olduğum ve yaşadığım yeri İstanbul'u gezeceğim. Hedefimse yalnızca gezmek değil, aynı zamanda yazmak.

Gezgin olmayı kafama koydum ve bunu yapacağıma inanıyorum. Önümdeyse tabiri caizse rol modelim olarak Evliya Çelebi var. Hayatını araştırdıkça çok fazla ortak yönümüz olduğunu anlamaya başladım. Mesela Kütahya'lı Evliya Çelebi, bense burada üniversite okuyorum.…

Annelerimiz İçin

Etrafınızda kimsenin kalmadığını hissettiğinizde, en büyük acılarınızda, mutluluklarınızda, güvenebileceğiniz kimseniz kalmadığında tüm duygularınızda, yaşadıklarınızda tüm hayatınızda sizden sonra geriye sizi sizden daha çok sevebilecek tek bir kişi kalıyor; anne. Allah onları yarattı bizim için. Yoksa Allah'tan başka sevgisinden emin olabileceğimiz kim kalacaktı? Sahte arkadaşlıkların arkasında bizi biri beklesin diyeydi onlar. Onlar ki bizi bizden daha çok sevebilenlerdi; çünkü öyle yaratılmışlardı, bizim için. Bu yüzden annemi her koşulda sevmeyi öğrendim. Çünkü onlar bizi her koşulda sevebilirler. Tüm hatalarımızda ve yanlışlarımızda, koşulsuzca. İnsanları koşulsuzca sevmeyi de annemden öğrendim; sırf annem beni koşulsuzca seviyor diye başta onu ve sonra diğerlerini öyle sevmeye başladım.
Annenizi hiç tanımamış olabilirsiniz; tanıyıp erken kaybetmiş de olabilirsiniz. Çok yakınınızdadır ama onu kendinize uzak etmiş de olabilirsiniz. Bugün tüm geçmişi unutup onları hatırlamanı…

Seninle Bir Kolayı Paylaşmak-Frank O'Hara

Seninle bir kola içmek . . .
San Sebastian'a gitmekten bile daha eğlenceli,
Ve hatta Irun'e Hendaye'e Blarritz'e, Bayonne'e ...
Barcelona'da Travesera de Gracia mide rahatsızı olmak .
Kısmen turuncu T-shirt'ünde daha mutlu bir St.Seastian'lı gibi durman sebebiyle ,
Kısmen benim sevgim sebebiyle .
New York'da sıcak saat 4 ışığında kendi aramızda ileri geri sürükleniyoruz
Tıpkı bir ağacın manzara karşısına baktığı gibi ve tasvirin içinde hiç yüz yok gibi
Sadece boya ..
Aniden neden birisinin böyle bir şey yaptığını merak edersin
Sana bakarım ve dünyadaki resimler yerine sana bakmayı tercih ederim .

40 yaşında ölen Amerikalı şair Frank O'Hara nın bu dizelerine Beastly filminde rastlamıştım. Yukarıda şiirin sadece bir kısmı var. Bir kolayı paylaşmanın samimiyeti beni etkiledi. Abartı yok, yalan yok; birlikte kola içmenin basitliği...

Yazmanın Olayı

Yazı yazmanın altın kuralı; neyi okumaktan hoşlanıyorsanız onu yazmaktır.

Ölü Ozanlar Derneği (1989)

Yatılı bir okul, oldukça farklı bir edebiyat öğretmeni. Bu faklı öğretmen öğrencilerine kendileri gibi olmayı anlatacak, anı yaşamayı öğretecek. Ezbere bilgi yerine kendi akıllarına güvenmelerini isteyecek. Utangaç öğrencisi, ailesinin yüzünden hayallerini gerçekleştiremeyen bir diğer öğrenci... İnsanlar farklı olanları sevmez, kendilerinden görmezler. Edebiyat öğretmeni de sevilmeyecek; Ölü Ozanlar Derneği üyesi birkaç öğrenci haricinde.

Biliyorum, tam olarak konudan bahsetmedim. Yalnızca izleyin istiyorum çünkü. Uzun zamandır özellikle sonlara doğru beni oldukça etkileyen bir film izlememiştim. Müthiş bir film değil ama size yaşamayı hissettirecek o nadir filmlerden. Böyleleri çok az. Değerini bilmek lazım; izlediğim için çok mutluyum ama siz de izleyin istiyorum. Tabi ki film Robin Williams klasiklerinden. Genç Robin Williams'ı izlemek de oldukça keyifliymiş. 
Kendiniz olmanın, yaşamınızın, dakikalarınızın, hayallerinizin kıymetini görmek, Carpe Diem kelimesinin anlamını kavra…

Özgürlük Yazarları

Fredom Writers yani Özgürlük Yazarları 2007 Amerika yapımı bir film. Özgürlük Yazarları Günlüğü isimli bir eserden uyarlandı. Yani film tamamen gerçeklere dayalı. Belki de beni bu yüzden çok etkiliyor, bu yüzden en sevdiğim filmler listesinde yer alıyordur.

Erin Gruwell rolünü canlandıran Hilary Swank acemi bir İngilizce öğretmenidir. İlk öğretmenlik deneyimini oldukça kötü şöhrete sahip dersleri zayıf birinci sınıf öğrencileriyle yaşayacaktır. Üstelik bu öğrenciler yalnızca kötü notlara sahip basit birer öğrenci değildirler; neredeyse hepsi bir çetenin üyesidir. Hepsi çete savaşlarında bir yakınını kaybetmiştir. Aile sorunları, erken yaşta edindikleri kötü hayat tecrübeleri, bulaştıkları pis işler...Erin Gruwell oldukça idealist bir öğretmen olmanın da getirdikleriyle asla pes etmez. Öğrencilerinin hayatlarını değiştirmek için elinden gelen her şeyi yapmak için uğraşır. Sonunda öğrencilerinin hepsi üniversiteye gidecek, ailelerinde ilk kez üniversiteye giden kişiler olacaklardır. Ses…