30.05.2015

AŞK

Aşkı tatmadım. Ancak hakkında o kadar çok şey duydum ki; onu iyi tanıyor gibiyim. Sanki dünya bu üç harfin üzerine kurulmuş gibi. Filmler, kitaplar, resimler tüm bu şeyler bu duyguya ithafen yapılmış gibi.

Evet, onu yaşamadım ama nasıl olması gerektiğinden haberim var. Mesela aşk onu beklemediğiniz anda gelen şeydir. Aşk illaki biri olsun hayatımda da kim olursa olsun demek değildir. Siz Ali'den hoşlanırken Mehmet'le de çıkabilme ihtimaline sahip olamamaktır. Çünkü siz yalnızca Ali'ye aşıksınızdır. O, herhangi birisi değildir zamanınızı eğlenmek için harcadığınız. Ondan başkasını gözünüz görmez. Tüm hataları anormallikleri ve delilikleriyle kabul ettiğinizdir. Aşk öyle basit bir şey değil bir kere. Şimdiki gibi ucuz bir şey de değil. Aşk sevgilinizin olmasını beklemek değil; yana yakıla o kişiyi beklemektir. Aşk çok farklı bir savaş. Ona sahip de olabilirsiniz; yaşamadan da ölebilirsiniz. Ama sanıyorum ki bir yöntemi var; sabırla yalnızca o kişiyi beklemek. Sevmeden birilerinin elini tutanlar, sırf bu hissi yaşamak için aşkın kıymetini ne kadar bilirler? Kıymet bilmeyenler ona ne kadar sahip olabilir? Aşk önce kendimize dürüst olmaktır azizim. Bir kere aşk insana mektup da yazdırtmalıdır...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder