6.06.2015

Bir Keman Macerası

 
 Müzik benim için bir aşk. Müzik dinlemeden geçirdiğim bir günümün bile olduğunu hatırlamıyorum.
Tasavvufi inanışa göre, insanlar müzikte Allah'ın sesini ararlarmış. Ruhlarımız yaratıldığında Allah ruhlara "Ben sizin Tanrınız değil miyim? " diye seslenmiş. Onun sesini duyan ruhlarımız dünyada da bu sesi aramaya koyulmuş. Sürekli farklı şarkıları dinlememiz, yeni yeni şarkılar keşfetme isteğimiz bundan ötürüymüş. Tabi ne kadar doğru ve İslamiyet inancında bunun ne kadar yeri var bilemiyorum.
 
Keman çalma isteğim son birkaç yıldır vardı. Geçen dönem keman satın aldım ve bir keman kursuna yazıldım. Aslında başlarken gayet istekliydim. Ancak daha sonra tahmin ettiğimden daha zor olduğunu ve özel bir ilgi yaratmam gerektiğini anladım. Hatta çok küçükken başlamam gerektiğini düşündüm. Geçenlerde de kemanımı geri verdim. Satabilirlerse bana haber vereceklerdi. Bayağı haber alamadım. İçimde de hala çalma isteğim olduğunu anladım. Keşke satılmasa diye düşünmeye başladım. İnternetten küçük bir araştırma yaptım ve tam da bana hitaben bir yazı gördüm. 20 yaşında keman çalmaya başlayacaklara öneri; her gün bir saatinizi ayırarak bu işin üstesinden gelebilirsiniz, yazıyordu. Bu işin ilk başlarda zor olduğu, asıl eğlencenin biraz ilerledikten sonra olacağı yazıyordu. Bunun üzerine kemanımın satılmadığını öğrenince geri aldım. Sanırım bu işi tekrar deneyeceğim. Kaybedeceğim bir şeyim yok; ayrıca daha 20 yaşındayım. Yani, bir beş sene sonra bu işte ilerlemiş olacağım.
 
Neredeyse bir isteğimden çalışmak zorunda olduğum için vazgeçecektim, sırf böylesi daha kolay olacağı için. Bir nevi tembellik yaptığım için. Oysa çalışmadan, kolay yoldan bir şeylerin elde edilemeyeceğini çok iyi biliyorum. Şu pes etme huyumu nerden kaptım bilmiyorum, son zamanlarda oldu. Oysa vazgeçmekten nefret ediyorum. İşini sonuna kadar götürmeli insan. Ve inandığı şeyler için tembellik yapmamalı, kaçmamalı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder