23.08.2015

Hiççilik


 

Hiççilik modu. Böyle bir isim verdik buna. Kimseye anlatamayacağımız bu ruh halini birbirimizle konuştuk. Bir sır gibiydi ama aslında öyle değildi. Sonra bu ortaklık bizi birbirimize yakın dost kıldı. Muhtemelen bu satırları okuyacak ve kendisinden bahsettiğimi anlayacak dostum.

Hiçbir şey hissetmemek özünde. Ne sevinebilmek ne üzülebilmek. Ne yaşamayı istemek ne ölmeyi istemek. O ruh hali içerisindeyken lotodan para çıksa mutlu olamazsınız. Hiçbir şey yokken ortada gelir oturuverir kalbinizin ve beyninizin üzerine. Hiç olmak istersiniz yalnızca varolmamayı dilersiniz. Zaten adını da böyle uydurduk. Su içmeye gidemezsiniz, hiçbir kıyafet, takı sizi mutlu etmez. Bir ruh rahatsızlığı. İlk başta farkına bile varılmayan kimseyle paylaşmak istemediğiniz bir şey. Hayatımda yaptığım en mantıklı işlerden biri bu değişken ruh halimi benim için değerli olan 'O' arkadaşımla paylaşmak oldu. Sonra paylaştıkça azaldı. Bana destek oldu, ben ona destek olmaya çalıştım. İkimiz de aynı ruh halini yaşıyorduk. Belki de hayat bizi biraraya bu yüzden getirmiştir bilemiyorum. Koyduğumuz isimle dalga geçmeye sonra kendimizle dalga geçmeye başladık. Her şey daha hafifledi. Arkadaşlık bağımız arttı. Bir de baktım bu ruh halini söküp atmışım ruhumdan; tüm mutsuzluklarla birlikte. O moddayken aklıma gelen ve beni bu ruh halinden kurtaran ilk düşünce dünyayı gezme isteğim oldu. Dünyayı görmek ruhuma o kadar işlemiş ki moddan bu hevesim sayesinde çıktım hep. Bir de dua ettim tabi ki bol bol. O arkadaşım da olunca hayat daha hafifledi.

Bunları neden mi yazıyorum; bizimle aynı şeyleri yaşamış bir insan denk gelir de okur diye. Bu basit bir şey değil demek için yazıyorum; bir başkasıyla paylaşın. Ruh sağlığı da en az beden sağlığı kadar önemli. Benimkisi hafif bir ruh haliydi. Tesadüfen farkettim; önüne geçtim. Siz de hemen farkedin de önleminizi alın diye yazıyorum. Elbette kimseyle paylaşmak istemediğim bir şeyi blogda yazmak zor. Ama paylaşmak gerek bence. Hayatta bazen cesur olmak gerek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder