1.11.2015

Kardeşimin Hikayesi- Zülfü Livaneli


"Geçmişi unut
Koy bir kenara
Yeni bir sayfa aç
Kurtar benliğini dünden
Bugünün çocuğu ol
Bütün bilgeliği ve gülümseyişiyle gençliğin
Şu anı hiç terk etme ne olur
Sonsuza uzanan şu günü, terk etme."  

-Mevlana
~   ~   ~     ~   ~
İnsan
"Bir damla kan ve bin gözyaşı."

-Şirazlı Sadi


"Eğer bir kitap kafamıza vurulan bir darbe gibi bizi sarsmıyorsa, okumaya neden zahmet edelim ki?" demiş ünlü yazar Franz Kafka. Beni kafama darbe yemişim gibi sarsan bir kitabın sayfalarından ayrılmak zor oldu elbet; oysa sonunu görmek için nasılda hızlıca okumuştum! İşte bazı zamanlarda okumaktan bu yüzden kaçarım, olur da çok seversem ve başından hiç kalkmak istemezsem diye korkarım. Çünkü kısa sürede bitirmek isteyip de bitiremezsem aklımın kitapta kalacağını bilirim. Sonra, kitabın başına oturana dek tıpkı bir hayalet gibi günü atlatmaya, sabırsızca etrafta dolanmaya başlarım. İnsan bir kere hayatını sarsacak o etkileyici kitapla karşılaşmaya görsün! Şanslıysa kişi böyle güzel yüzlerce kitapla karşılaşır ve birçok kitap kurdu için bu paha biçilemezdir; tıpkı benim için olduğu gibi.

Kardeşimin Hikayesi, Livaneli'nin ne iyi ne de kötü beklentilerle okumaya başladığım ilk romanıydı. Yalnızca içimde daha önce okumadığım bir yazarın kitabını okuyacak olmamın heyecanı vardı. İlk cümlesinden itibaren etkileneceğimi, merak içinde pür dikkat hiçbir sayfayı atlamadan heyecanla okuyacağımı nerden bilebilirdim? Mesela sonuna geldiğimde bu kadar hızlı okumamış olmayı dileyeceğimi ya da uzun zamandır elime geçen en iyi kitap olacağını...

Gerçek hayat, ölüm ve kalım, aşk, acı, büyük bir gizem bulutunun içerisinde ilerlemek gibi Kardeşimin Hikayesi'ni okumak. Etrafınız tüm bunlarla ve daha fazlasıyla sarılıyken allak bullak olmaya hazırlanın! İç içe geçmiş hayatlara tanıklık ederken gerçek bir gizemin ortasında bulacaksınız kendinizi. Romanın baş kahramanı Ahmet Arslan'ın yaşadığı Karadeniz'in bir köyüne yolunuz düşecek. Kitapları ve yalnızlığıyla hayatını devam ettiren bu garip adamın izinde bir cinayetin arkasında kimin olduğunu merak edecek, evine aldığı gazeteci kızın dinledikleriyle ürpereceksiniz. Ve belki de onunla birlikte aşkı, yaşamı, gerçekleri sorgulayacaksınız.

Dışarıdan bakıldığında sessiz, sakin ve kendi halinde biri Ahmet Bey. Bir mühendis emeklisi, emekli olduktan sonra kimi kimsesi olmadıği için Karadeniz'in bu ücra köşesine çekilme kararı almış tek başına. Sahip olduğu tek şey köpeği ve kitapları. Köyde de evine giren çıkan kimse yok; gündelik işler için yardıma gelen Hatice Hanım ve onun İngilizce öğrenmek için gelen oğlu dışında. Bir de büyük şehirden taşınmış olan Arzu Hanım ve onun yaşça büyük varlıklı eşi var tanıdığı. Her şey Ahmet Bey'in Arzu Hanım'ın öldürüldüğünü duymasıyla başlıyor. Evlerinde verdikleri büyük bir partiden sonra Arzu Hanım bir cinayete kurban gidiyor. Köye gelen gazeteci bir kız adını duyduğu bu varlıklı ailenin ve cinayetin izinde komşuları Ahmet'ten yarďım istiyor. Ahmet Bey ise hem genç kızın sorularına cevap verirken hem de ikiz kardeşi Mehmet'in hikayesini anlatmaya başlıyor. Ahmet'in bu hayatta tek sahip olduğu kişi kardeşi Mehmet. İkiz kardeşler çok küçükken anne ve babalarını trafik kazasında kaybetmişler, Ahmet burada hayatını sürdürürken Mehmet de yaşadığı acıların etkisiyle dünyanın ücra köşelerini gezmekte. Kitap ilerledikçe cinayeti kimin işlediğini ve aynı zamanda Mehmet'in hikayesinin sonunu merak ediyoruz. Sona geldiğimizdeyse her şey çözüme kavuşuyor, tüm sır çözüldüğündeyse tepetaklak oluyoruz.

Zülfü Livaneli'nin dediğine göre 'İnsanların duyguları olmasayďı her şey nasıl olurdu?' sorusuyla oluşturulmaya başlanmış Kardeşimin Hikayesi. Ahmet Bey'in romanda hiçbir duyguyu hissetmediğini defalarca anlatmaya çalışması biz okuyucuya bu soruyu düşündürtmeye yönelik. Öyle ki bu garip adam kimseye dokunamıyor aynı zamanda da hiçbir insanî duyguyu gösteremiyor. Kendisi de başlı başına bir muamma. Romanın en başından itibaren bunu hissediyoruz. Onun gerçek hayatta karşımıza çıkamayacak kadar farklı bir insan olduğunu seziyoruz. Farklı karakterler, farklı olaylar, özgün bir kitap ve son derece zeki bir yazarla  Kardeşimin Hikayesi Türk Edebiyatı'na göz ardı edilemeyecek bir katkıda bulunmakta.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder