13.01.2016

Ölümsüz Aşk (The Age of Adaline)


5 Haziran 2015 tarihinde vizyona girmiş Ölümsüz Aşk. Bana göre filmin içeriğiyle Türkçe'ye çevrilmiş isminin pek bir alakası yok. İzlerseniz göreceksiniz; çünkü ölümsüz bir aşkı anlattığı söylenemez. Bunun haricinde gözümde hiçbir eksik tarafı yoktu Ölümsüz Aşk'ın. Ha, bir de Blake Lively'nin başrolde olmasını pek sevememiştim. Sanki rolün üstesinden gelemezmiş, sanki böyle farklı konusu olan ve gerçekten farklı olan bu filmin oyunculuğunu beceremezmiş gibi gelmişti. Ancak izledikten sonra fikrim değişti, bilemiyorum belki Türkçe dublajlı izlediğim için de olabilir bu. Belki alt yazılı izlemiş olsaydım Blake Lively'nin o beğenmediğim ses tonu gene kötü etkileyebilirdi beni. Dediğim gibi rolüne tam oturmuştu ve "ondan başkası oynasa daha iyi olabilirdi" diye aklımdan hiç geçirmedim.

1937 yılında doğan Adaline Bowman bir gece trafik kazası geçirir. Tek başına kızına bakmakta olan 29 yaşında bir kadındır. Ve bu trafik kazası sonucunda yıllar geçmesine rağmen yaşlanmadığını fark eder. Hatta zamanla neredeyse kızıyla aynı yaştaymış gibi görünmeye başlar. Çevresi tarafından da dikkat çekmeye başlayan Adaline bu duruma çareyi sürekli olarak yer değiştirmekte bulur. Zira bu olayın herhangi bir tıbbi açıklaması yoktur. Kızından başka hiç kimseye bu durumu anlatmaz. Hayatını insanlardan kaçarak sürdürmeye başlar tanınmamak için. Bu sırada o hiç kimseye aşık olmaz çünkü hayatında kızından başka kimseye düzenli olarak yer yoktur. Ancak yaşanan bu kazadan tam seksen yıl sonra karşısına Ellis Jones (Michiel Huisman) çıkar. Her ne kadar bu aşktan uzak kalmaya çalışsa da bunu başaramaz ve kendisini uzun zamandan beri ilk defa birine karşı hisler beslerken bulur.



Filmi o kadar sevdim ki! Romantik, fantastik ve dram türünde bir film arıyorsanız mutlaka izlemelisiniz. Tam benlikti. Gerçekten çok sevdim. Vaktimi boşa harcamışım gibi hissetmedim, dahası güzel duygularla ayrıldım başından. Film izlerken en çok vaktimi boşa harcamaktan korkarım. Zaman geri alınamaz yegane şeylerden biri çünkü.

Filmin atmosferini çok sevdim. Kostümlere bayıldım. Sanki biraz da hüzün vardı filmde; hüzünlü bir atmosferi vardı anlayacağınız. Dış sesimiz de mevcuttu ki ba-yı-lı-rım! Bana roman okuyormuşum gibi hissettirir ya da gerçek bir hikaye dinliyormuşum gibi filme hemen adapte olurum. Bir film yazsaydım mutlaka dış ses de olurdu hikayemde. Her neyse, ne diyordum ben? Filmde beğendiklerimin arasında en önemlisi Ellis Jones karakteriydi tabi ki. Ne istediğini bilen ve pes etmeyen biri Ellis. Adaline'i ikna edişi bir kere etkileyici; onu bunaltmadan, sıkmadan tamamen centilmence yöntemlerle aklını çelme çabaları çok tatlıydı.


Film ilerlemeye devam ederken, ne olacağını merak da ediyorsunuz. Her zaman ölümsüz kalıp kalamayacağı, büyük sırrını Ellis'e söyleyip söylemeyeceği gibi sorular dolaşıp duruyor kafanızda. Ee işte, cevapları öğrenmek istiyorsanız filmi izleyin :)

3 yorum:

  1. Gossip kızı değil mi o :) Güzel filme benziyor ben bu tarz filmleri severim. İzleyeceğim ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen Gossip Girl kızlarındandı. Teşekkür ederim; cidden izlemelisin. Çok hoş bir filmdi.

      Sil
  2. Kız kardeşim bu filme bayılır! mutlaka izleyin ben de derim

    YanıtlaSil