29.06.2016

Bu Yaz


Bu yaz, öyle her zamanki yazlar gibi geçmeyecek. Her zamanki gibi tembel bir yaz olmayacak benim için. Her yaz yaptığım gibi anneannem ve kuzenlerimle Marmaris'e gitmeyeceğim; 21 yıllık hayatımda bu bir ilk. Bundan daha farklı geçecek çünkü Temmuz'da üniversite şehrime geri dönüyorum. Hayır, hayır! Yaz okulu için değil, beni biraz daha heyecanlandıran bir şey için. Bu yaz formasyon derslerini almaya başlıyoruz. Üniversiteye gelirken aklımda hiç böyle bir şey yoktu. Tek bildiğim edebiyat okumak istediğimdi. Öğretmen olmayı falan hiç düşünmemiştim. Sonra bunu yapmak istediğimi farkettim. Öğretmen olmak, yaz tatillerinde dünyayı gezmek bu gezilerimi fotoğraflamak ve yazmak, öğretmenlikten kalan zamanlarımda da bir yazar olmak istediğimi farkettim. Sonra okulda başvurular başladı. Bekleme süresi nasıl stresli anlatamam! Herkes kabul edilmeyecekti. Sonuçlar açıklandığında oda arkadaşımla sevinçten ağladık. O da edebiyat okuyor ve o da kabul edildi. Üniversite sonuçlarını beklerken bu kadar heyecanlandığımı hatırlamıyorum. Formasyonu almak demek artık öğretmen diye anılmanıza çok çok yakın olmaktır. Dolayısıyla hayatımda yeni bir kapının açıldığını hissediyorum. Ve işte her şey bu yazın başında başladı. Öyle sıradan ve sakin, denizli, kumlu, güneşli bir yaz değil; üniversiteden arkadaşlarımla değişik bir yaz beni bekliyor. Tabi bir de bol bol ders çalışmalı!

Bayramda, ölmeden önce en çok gitmek istediğim yer olan Kapadokya'ya gideceğiz. Bu da bir anda oldu. Annem de bayramda izinli ve gitmek için bir yerler arıyorduk. Ben tabiki de Kapadokya'yı öne sürdüm. Bir günde karar verdik, biletleri alıp yeri bile ayarladık. Kuzenim de bizimle gelecek. Bu gezimi uzun uzun yazmayı düşünüyorum. İlk gezi yazım olacak o yüzden biraz heyecanlıyım. Bu da hiç aklımda olan bir şey değildi. Bu yaz benim için bayağı bir farklı olacak. Ama işte görüyorsunuz, hayat böyle bir şey. Sizin planlarınız olsa da kaderin de planları oluyor. Ve hayatın önünüze ne getireceģini bilmiyorsunuz. Bize kalan hayattan ne beklediğimizi bilmek kalıyor. Sadece kim olduğumuzu bilmek. Gerisi bizim üzerimizdeki bir gücün işleri. Dua etmek bu yüzden her zaman iyidir. Belki de hiç ummadığımız bu güzel şeyler önceden ettiğimiz duaların bir karşılığıdır. Kimbilir?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder