31.08.2016

Geri Dönüş


Yazın son günündeyiz. Sonbahar kapıda. İlginç bir yaz da böylece bitti. Nasıl geçti, anlamadım her zamanki gibi. Zaten güzel şeyler hemen biter; tıpkı yaz gibi. Hayatımdan bir yaz daha geçip gitti. Yaz mevsimine ölesiye bağlıyım ben. Sonbaharı da severim gerçi. Kışı da severim. Ama yaz ayrı işte. Dört gözle beklediğim tek mevsim. Daha önce yaşamadığım, tecrübe etmediğim şeyleri yaşadım bu yaz. Hakkında uzun uzun konuşabilirim ama bazı şeyler insanın içinde kalmalı sanırım. 

Biryazgecesirüyası blogumu açtığımda aklımda hayallerimi gerçekleştirmeme yardım edecek bir blog oluşturmak vardı. Beni daha ileriye götürmesini, hayallerimi gerçekleştirirken bana rehber olmasını istemiştim. Ama gündelik yaşamın telaşından azıcık amacını şaştı. Bu yüzden yeniden geri dönüşümün şerefine yeni bir tema oluşturdum. Daha sade bir şeyler yapmak istedim. Her zamanki gibi kitap yorumlarıma, film önerilerime devam edeceğim ancak daha önceden yapmayı planladığım sonra gerçekleştirmediğim yazılarıma da yer vermeyi planlıyorum. Buraları fazla boşladım, içim rahat etmiyor. Zira yazmak demek ben demek. Eğer yazmazsam ben ben olamam. Her ne kadar eskisi gibi saatlerce yazamıyor olsam da, yazmayı hep özlüyorum. 

Yaz daha bitmeden tatilimi birkaç hafta uzatacağım. Sonbahar henüz tam olarak kapıya dayanmadan yaz kırıntılarının tadını çıkartayım diyorum. Bu sonbaharda yeni bir şeyler olsun hayatımızda. Hiç beklenmedik güzel şeyler bizi bulsun. Hayallerimiz gerçekleşmeye başlasın mesela. Hayal kırıklıkları bizi bulmasın. 


30.08.2016

Film Önerisi; Tarzan Efsanesi


Biraz gecikmeli bir yazı oldu farkındayım. Formasyon derslerinden ancak vakit bulabiliyorum çünkü. Henüz yaz ortasında vizyona girdi Tarzan Efsanesi. Uzun zamandır çıkmasını beklediğim filmlerdendi. Çünkü Tarzan karakterinin yeri bende her zaman ayrı olmuştur. Çocukluğumda pek bir zevkle izlerdim. Tarzan ve Jane'in oyuncakları bile vardı bende. Ee haliyle film çıkar çıkmaz sinemaya gittim. Keyifli bir film izlemek istiyorsanız kesinlikle öneririm. Müthiş görselli bir film olmuş. Tamamen doğada geçtiği için ve ben de tam bir doğa aşığı olduğum için büyük bir keyifle izledim. İzleyenlerden 10 üzerinden 8.4 gibi bir puan almış film. Konu olarak, bildiğimiz Tarzan hikayesinin devamı diyebiliriz. Flashbacklerle Tarzan'ın bebekliğine, maymunlar tarafından büyütülüşüne ve Jane ile tanışmasına geri dönüyoruz. Ancak dediğim gibi klasik hikayeden yepyeni bir hikaye oluşturulmuş ki ben bunu daha çok sevdim diyebilirim. Tarzan'ın eski düşmanları tarafından karısı Jane kaçırılır. Karısını kurtarmak için Tarzan da ormandaki eski dostlarından yardım ister ve yola koyulur.


Oyunculukları da son derece sevdim. Kendini kanıtlamış oyuncuların yanı sıra yıldızı yeni parlamaya başlayan oyuncular da vardı filmde. Gerçekten şimdi düşününce filme dair çoğu şeyi sevdim ben. Aşk, macera türünde birazcık da fantastik bir şeyler arıyor ve bir nebze de olsa çocukluğunuza dönmek istiyorsanız izleyin, izlettirin.

15.08.2016

Küçük Kuş Kafesi


Yarınımızı dahi göremezken neden bu kadar endişe? Kendi kendimize hayatı bu kadar zorlaştırmak niye? Her şey eninde sonunda olması gerekene ulaşırken, su akıp yolunu bulurken bu kadar acı neden?

İnsan bazen kendi kendinin düşmanı. O yüzden başta kendini sevmeli. Kafamızda aşamadığımız bir sürü problem yığını gizli. Kendi kendimizi kafeslere tıkıyoruz. Hayatta ölüm diye bir şey varken, bile bile acı çektiriyoruz kendimize. Küçücük sorunlar dağ gibi büyüyor bazen.

Ancak her şey kendi içimizde neye nasıl baktığımızla alakalı. Çirkin hissetmek ya da güzel hissetmek. Mutlu olmak ya da olmamak. İstediğin şeylerin peşinden gitmek ya da gitmemek. Özgüvensiz biri olmak ya da tam tersi özgüvenli biri olmak. İyi giyinmek, kötü giyinmek. Başarılı olmak ya da başarısız olmak. Aslında kendimizi tanımıyoruz bile, neler yapabileceğimizi hiç bilmiyoruz çünkü hiç sonuna kadar gitmedik. Belki denemedik bile. Dünya kim olmak istediğimizle ilgili. Ve değiştiremeyeceğimiz tek şey ölüm.