23.09.2016

Senden Önce Ben (Film)

senden önce ben filmi ile ilgili görsel sonucu

Şurada kitap hakkında daha önce bir yazı yazmıştım. Tıklayarak okuyabilirsiniz. Şimdi ise; uzun zamandan sonra Senden Önce Ben'in filmini izledim, ondan biraz bahsedeceğim. Öncelikle elbette çok güzel bir film. Gerçekten çok iyi. Ancak kitap kadar değil. Zaten bilerek sinemaya gitmemiştim. Aynı Yıldızın Altında'yı ilk önce sinemada izlemiştim. Bayılmıştım. Ancak eminim ki önce kitabı okumuş olsaydım bu şekilde olmayacaktı. Senden Önce Ben'i de kitabı okumadan izleseydim eminim ki aynı durum olacaktı.

Oyuncular cuk oturmuş diye düşünüyorum. Emilia Clarke zaten çok samimi bir kadın dolayısıyla rolün altından başarıyla kalkmış. Sam Claflin da o İngiliz aksanıyla beni etkiledi diyebilirim. Doctor Who dizisinden tanıdığımız Jenna Coleman da Lou'nun kız kardeşi rolündeydi. Tanıdık yüzler görmeyi çok sevdim filmde. Bana asıl süpriz Harry Potter'de Neville karakterini canlandıran Matthew Lewis'in filmde oynaması oldu. Buna gayet memnun oldum tabi ki. Beni bilen bilir, deli gibi Harry Potter hayranıyımdır. Yani anlayacağınız oyunculardan gayet memnun olduğum bir filmdi. Kitabı zaten çok sevmiş, sonunda uzun uzun ağlamıştım. Dolayısıyla filmi sevmemem ve sizin de sevmemeniz için bir sebep kalmıyor ortada. Sadece kitabı daha önceden okuduysanız film biraz daha az heyecanlı gelebilir. Ancak filmin sonunda da bir boşluk hissettim. Uzun uzun bakakaldım. Kitaba sadık kalınmıştı. Bu da hoştu. En nefret ettiğim şey harika kitapların senaristler tarafından mahvedilmesi.

Görsel sonucu

Film müziklerinde ağırlıklı olarak Ed Sheeran imzası vardı. Daha önceden severek dinlediğimiz müzikler kullanılmış. Tam sonbaharda izlenecek, birazcık hüzünlü, birazcık yeni başlangıçlara özendiren, tatlı bir film arıyorsanız hiç düşünmeyin derim. Senden Sonra Ben'i okumayacağım. Çünkü biliyorum ki, ilk kitap çok beğenildi ve harikaydı ama Senden Sonra Ben sırf ticari bir amaçla yazıldı. Yani zaman kaybı olarak görüyorum. Ve beni ilk kitap kadar etkilemeyeceğini de biliyorum.

Görsel sonucu
Şimdii, gelelim filmde en çok hoşuma giden şeye. Tabi ki de İngiliz aksanı! Emilia Clarke İngilizmiş bilmiyordum. Ama bir tek ben mi bu kadar seviyorum bu aksanı yahu! Tam İngiliz filmiydi. Filmin atmosferi hep bu şekildeydi.  Gene, İngiltere'yi görme merakım arttı. Sıcacık bir film dediğim gibi. Kitabın yanında sönük kalsa da zaman kaybı olarak görmedim. Hatta bana bir şeyler kattığını düşünüyorum. İzleyin ;)

11.09.2016

Erteleme Sanatı


Zaman geçiyor, hayat geçiyor, gençlik, yaşam ve daha nicesi. Çok uzun zaman boyunca istediklerimi elde etmek için ve harekete geçmek için hep bekledim. Yarına, sonra ondan sonraki güne erteledim. Hep doğru günün gelmesini bekledim. Ama hiçbir zaman gelmedi o doğru zaman. Çünkü doğru zaman 'şimdi'ydi, bilemedim. Farkına varamadım. Velhasıl ben çok güzel ertelerim dostlar. Öyle güzel ertelerim ki üzerinden yıllar bile geçebilir. Sonra hep pişman olurum ama gene ertelerim, hep ertelerim.

Bir gün, şu anda sahip olduklarımıza sahip olamayacağız. Belki başarı, gençlik, sağlık ya da başka bir şey ellerimizden kayıp gidecek. Zaman ellerimden kayıp giderken, onunla yarış içindeyim. Ama hep yeniliyorum çünkü hep erteliyorum. Ama oturup ciddi bir karar aldım hayatımla ilgili. Artık ertelemek yok! Ders mi çalışılacak hemen yapılacak o iş. Spora mı yazılacak bir-iki gün içinde gidilecek o spora. Bloga her gün yazmak mı istiyorum? Her gün yazacağım o zaman. İngilizce öğreceksem hemen bugün başlıyorum! Dünyayı gezmek istiyorsam, önce kendi etrafımdan başlayacağım gezmeye. Bundan sonra zamanın kıymetini en iyi ben bileceğim. Keşkeleri bırakmak için harekete geçeceğim. Çünkü yalnızca bir yaşam hakkımız var. Dünyaya bir kez geldik. Evet, belki inançlı bir insansanız benim gibi başka bir dünya daha var ölümden sonra. O zaman daha önemli ya, ertelememek. Bu hayatta ne yaparsak onu biçeceğiz öteki yaşamımızda. 

Ertelemenin felsefesini çözdüm. Bir insan ertelemekte ne kadar iyiyse, hakkında çok şey öğreniyor. Ertelemenin tek sebebi uzun vadeli hayaller ve mutlulukların kısa vadeli tembelliklere yeniliyor olması. Kendim için çok önemli olan bir şeyi çoğu zaman şu andaki rahatlığım için öteliyebiliyorum. Sonrası mı? Sonra zaman geçiyor, yıllar, günler, saatler, dakikalar ve saniyeler... Sonra hayallerine uzak bir ben çıkıyor ortaya ama ertelemede son derece başarılı biri. Hiç ben gibi değil. Başka biri sanki. 

Yelkovanla akrep birbiriyle yarış içindeyken, zaman parmaklarımın arasından kayıp giderken onları uzaktan izleyemem. Haketmiyorum bunu, sen de öyle! O yüzden artık bırakıyorum uyumayı, güneşin doğuşunu izlemeyi başka bir güne bırakmaktan vazgeçiyorum. En sevdiğim diziyi izlemeyi başka bir geceye bırakmayı bırakıyorum! Hemen bu gece, uykusuz kalıp avuç avuç dizi izleyeceğim. Çünkü başka bir gün olmayacak yanıma kalan. Şu an var yalnızca. Sadece ona sahibim. Ne gelecek benim ne de geçmiş. 

9.09.2016

Harry Potter Hayatımı Kurtardı


Ben her zaman kim olduğumu biliyordum. Hayattan ne istediğimi, bana iyi geleni, kim olmak istediğimi... Çünkü Harry Potter'ın o büyülü dünyası vardı. Katakterler büyürken ben de büyüdüm. Ve bu fantastik dünyadan o kadar çok etkileniyordum ki! İlk filmi izlediğim günden beri biliyorum ki ben yazmalıyım; böyle büyülü hikayeler yazmalıyım. Rowling her zaman ilham kaynaklarımdan biri oldu. Biliyorum belki Harry Potter gibi şahane bir eser ortaya koymayacağım ama en azından kıyıda köşede benim de okunmayı bekleyen hikayelerim olacak. Bunun da ötesinde Harry Potter, kim olduğumla da alakalı. Tıpkı Hermonie gibi kitaplara o kadar düşkünüm ki kitap kokusunu on metreden duyabilirim. Her zaman iyi hikayelerin ve yazarların peşinde oldum. İşte sebebi bu seridir dostlar.

Biliyorum, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin ben hala Harry Potter okuyup, izleyeceğim. Zaten ne zaman hayattan uzaklaşmak istesem, ne zaman mutsuz bir olay yaşasam ve hayatımda ne zaman bir şeyler üzerime gelse bu sihirli dünyaya dalarım. İzleyip tüm dertlerimden uzaklaşır, gene kim olduğumu hatırlarım. Eğer bir film ya da kitabın içinde yaşayabilseydik Harty Potter dünyasında yaşamak isterdim ben. İnsanların bilmediği gizli dünyamda bir cadı olmak isterdim. Süpürgemle uçmayı öğrenmek, büyücülük okulunda öğrenci olmak, Ron'a aşık olmak isterdim. Biliyorum ki Harry Potter bu dünyada büyülü olan şeylerden yalnızca biri. Her zaman ve her zaman benimle olacak. Biliyorum altmış yaşında da olsam ne zaman canım sıkkın olsa kaçmak isteyeceğim limanlardan biri olacak Harry Potter.

5.09.2016

Müzik Seçkisi

Uzun zamandır yoğunluktan müzik dinleyemiyordum. Tatile girmemle bol bol müzik dinlemeye başladım. Son zamanlarda keyifle dinlediklerimi yazmasam olmazdı.


Kendilerinin her zaman büyük bir hayranı olmuşumdur. Sesine, tarzına gerçekten hayranım. Son günlerde bu şarkıya taktım. Kusana kadar dinleyeceğim sanırım.


Çoğunlukla belli isimleri, belli grupları belirleyip onları takip ediyorum ben. Sevdiğim sesler, gruplar var. Yalnızca onların değişen şarkıları var listemde. Imagine Dragons da işte bu isimlerden. Efsaneler bence.



Ülkemizde son zamanlarda bayılarak dinlediğim isim; Mabel Matiz. Onu da uzunca bir süre bırakmayacağım sanırım. Sesi ruhuma dokunuyor.

 

Dinleyin, dinlettirin. Çünkü ben bu şarkıyı dinlerken aşırı mutlu oluyor.

3.09.2016

Yeni Bir Başlangıç

autum tumblr ile ilgili görsel sonucu

Bu Eylül, yeni bir başlangıç yapmayı diliyorum. Şu ana kadar gerçekleştiremediğim tüm hayallerimi gerçekleştirmek için bir adım atmaya başlamak, harekete geçmek... Bugün gerçekten sonbaharın geldiğini anladım; bardaktan boşanırcasına yağmur yağdı. Yağmur tam da Eylül ayına yakışıyor. Her ne kadar çok sevdiğim yazın bitmesi beni hafiften hüzünlendirse de bu zamanları da sevmiyor değilim. Yağmuru izlemeyi çok seviyorum bir kere. Tam kitap okuyup, kahve yudumlanacak zaman. Yani benim en çok sevdiğim şeyler. Yazın sıcağında insan kitap bile okuyamıyor; tabi büyülü yaz geceleri hariç. İşte yağmuru izlerken aklımdan geçen ilk düşünce yeni bir başlangıç yapmayı istemem oldu. Eylül, tam da yeni başlangıçların zamanı. Çok şey istemiyorum aslında hayattan, basit şeyler. Daha fazla mutlu olmak. 
Ben neleri değiştirmek istiyorum dersiniz bu sonbaharda?
  • Şu, uzun zamandır istediğim vintage tarzını uygulamak. Bu demektir ki; kendime yeni ciciler almak.
  • Uzun zamandır okumak istediğim kitapları okumaya başlamak.
  • İngilizce öğrenmeye tam anlamıyla başlamak.
  • Bol, bol fotoğraf çekmek.
  • Bloga daha fazla yazmak.
  • Çok su içmek.
  • Bolca ders çalışmaya başlamak ve sınava hazırlanmak.
  • Profosyonel makyaj yapmayı öğrenmek.
  • Bol bol gülmek.
  • Gezmek. Gezmek gene gezmek :)
  • Ne zamandır uzak kaldığım günlük yazmaya geri dönmek.
  • Artık insanların beni kırmasına izin vermemek. 
  • Daha fazla mutlu olmak.
  • Daha iyi bir fotoğraf makinesine sahip olmak.
  • Zayıflamak.
  • İbadetlerimi yerine getirmek.
  • Para biriktirmek.
  • Kitabımı yazmayı bitirmek. Mümkünse, kitabımı yayınlatmak.
  • Yürüyüş yapmaya başlamak.
Umarım, umarım hepsini gerçekleştirebilirim. Ve umarım bu mevsim hepimize güzel yeni başlangıçları getirir.