18.02.2017

FİLM ÖNERİSİ; Zamanda Aşk


Zamanda yolculuk yapmak her zaman ilgi çekmiş bir olay. Ee haliyle filmlere, kitaplara da sık sık konu oluyor. Zamanda Aşk orijinal adıyla; About Time işte bu olgu üzerine kurulmuş bir film. Tabi ben filmi izlerken o kadar büyülendim ki keşke ama keşke herkes bu şansı elde edebilseydi, herkes zaman yolculuğu yapabilseydi dedim. İngiliz bir ailenin erkekleri 21. yaşlarına geldiklerinde bir aile sırrını öğrenirler. Ailenin erkek üyeleri zamanda geriye gitme şansına sahiptirler. 21. yaş gününde işte bu aile sırrını öğrenen baş karakterimizle başlıyor film. Onun büyüyüşünü, aşık oluşunu izliyoruz. Ama sadece aşk konulu bir film değil. Böyle olmasını daha çok sevdim. Aşktan ziyade hayatı dilediğimiz ve hissederek yaşamamız gerektiğini vurguluyordu film. Aile kavramına ve ailenin önemine de değinmiş. Çok ama çok güzeldi. Duygu yüklüydü. Çok fazla ayrıntı vermek istemiyorum, yalnızca izleyin derim. Tabi ki içinde aşk teması da var, gerçek bir aşkı tarif ettiği için de çok güzeldi. Genel olarak hayatla ilgili ve zaman kavramıyla ilgili insanı düşündürüyor. Film bittiğinde zamanda geri gidemediğim ve yalnızca bir hayata sahip olduğum kafama dank etti. Tek bir yaşama şansımız var ve maalesef geri dönüp bir şeyleri düzeltemiyoruz. Öyleyse neden anın tadına çıkartmayalım? Bir defa yaşayacaksak dilediğimiz gibi neden yaşamayalım? Çünkü bizim ikinci bir şansımız yok. Hiçbir zaman geriye dönüp yapamadıklarımızı geri alamayacağız.

13.02.2017

HAYALLERİNİZİ KÜÇÜMSEYENLER VE ÇALMAK İSTEYENLER ÜZERİNE


Hayallerinizi küçümseyen insanlarla daha önce karşılaştınız mı? Kendilerine gerçekçi diyen, kurduğunuz hayalleri dahi anlamayan şu insanlardan bahsediyorum. Evet, fazlaca hayallere dalmak insana her zaman zarar verir. Ama bir insan hayal kurmadan nasıl yaşayabilir ki? Ben bir şeylere hayal kurmakla başladım. Kendimi hayatta nerede gördüğümü hayal ettim önce. Ne yaparken mutlu olabilirim diye hayal kurdum sık sık. Sonra kendimi buldum, kim olduğumu buldum. Sonra yola koyuldum ve hayallerimi gerçekleştirmeye uğraşıyorum. Yavaş yavaş hayallerimi gerçekleştirmeye devam ettikçe insanların o sözlerine karşı zafer kazanmış gibi hissediyorum. Hayallerin gerçeğe dönüşebileceğini göstermeyi seviyorum. Çünkü her zaman inandım. Yaşamımda da gördüm. Hayallerinizi ne kadar çok isterseniz onlara o kadar ulaşabilirsiniz. Biliyorum, inanıyorum. Bu yüzden size aksini söyleyen insanlardan uzak durun. Kendilerine gerçekçi maskesi takan ve daima hayallerinizi küçümseyen insanlardan uzak durun. Hayatınızdan çıkartın öyle insanları. Siz başardıkça bırakın onlar izlesinler. Sizi olumsuz düşünceleriyle donatmalarına izin vermeyin.

Hayallerinizi çalan insanlar da ikinci gruptaki insanlar bana kalırsa. Ben hayallerim için uğraştıkça karşılaştığım ikinci tip insanlar var. Kurduğunuz hayalleri heyecanla etrafınıza anlattığınızda bazı insanların hayallerinizden çokça esinlendiğini hatta bunları sizden önce gerçekleştirmek için yanıp tutuştuklarını görebilirsiniz. Mümkünse çok yakın olduğunuz insanların haricinde kimseye hayallerinizden ve hedeflerinizden bahsetmeyin. Kendi karakterini ortaya koyamayan, kendine has hayalleri, hedefleri ve kişilikleri olmayan insanlardan mümkün olduğunca uzak durun. Hayallerinizi anlatmayın. Hayatımda çok gördüm böyle insanları. Bırakın hayallerinizi gerçekleştirdikten sonra görsünler kurduğunuz hayalleri, kim olduğunuzu. Hayal hırsızlarını bırakın hayatınızdan çıksınlar.

10.02.2017

YARATICIYI KEŞFETMEK ÜZERİNE BİR FİLM


Konusunu dahi bilmeden rastgele izlemeye başladığım bir filmdi Cennetin Mucizeleri, orijinal ismiyle Miracles from Heaven. 2016 yapımı bir film. Miracles From Heaven: A Little Girl, Her Journey to Heaven, and Her Amazing Story of Healing (Cennetten Gelen Mucize: Küçük Bir Kız, Cennete Yolculuğu ve Muhteşem İyileşme Hikayesi) adlı romandan uyarlanan bir film. Gerçek bir hikayeden uyarlandığını söylemeden edemeyeceğim. Filmi daha büyüleyici hale getiren de işte buydu. Hep diyorum ya insanın karşısına bir şeyler tesadüfen çıkmıyor diye. Öylesine izlemeye başladığım bu film beni çok etkiledi. Hikaye basit bir konu üzerinden ilerliyor. Mutlu bir ailenin küçük kızları bir hastalığa yakalanır. Christy Beam adındaki anne ve hastalığa yakalanan kızı Annabel'in hikayesini izliyoruz. Christy Beam kızının başına gelenleri yazarak bir romana dönüştürür ve film de bu romandan uyarlanır. İnancını kaybetmeye başlayan bir anne ve zorlu bir sınavdan geçen bir aile... 

Aynı Yıldızın Altında tarzında bir film olduğunu düşünmüştüm. Ancak Cennetin Mucizeleri farklı bir yönde ilerliyor. Gerçek hayat ve mucizelerle ilgili bir film arıyorsanız tam size göre. Sonunda ağlamamak için kendimi zor tuttum. Böyle hayatı sorgulamamı sağlayan filmlere bayılıyorum! Bazı insanların gerçekten yaşamın anlamını keşfettiğini düşünüyorum. Kimsenin inanmasına gerek yok siz inanın yeter!

Başrolde ve anne rolünde Jennifer Garner var. Queen Latifah de filmin oyuncularından birisi. Oyunculukları da çok beğendim. Her şey yolundayken hayatınızın bir anda altüst olduğunu düşünün. İnançlı olmaya devam edebilir miydiniz? Ya da daha önce hiç inanmadığınız halde bir gün inancı bulabilir miydiniz? Yaratıcıyı keşfetmek üzerine dram türünde bir yapım. Film bittiğinde bir şeyleri sorgulayacağınıza ve duygulanacağınıza eminim. Çünkü benim filmde bulduklarım tam olarak bunlardı!

7.02.2017

KİM OLDUĞUNU KEŞFETMEK


Kim olduğumuz, dünyaya niçin geldiğimiz gibi sorular sormak hele ki benim gibi çok düşünen bir insansanız sormaktan kaçamayacağınız düşünceler haline geliyor. Büyümeye başladığım günden beri kim olduğum ve ne olmak istediğim sorusu hep vardı. Lisede birkaç öğretmenim yol gösterdi farkında olmadan. Belki düşüncelerimde etkili olduklarının farkında bile değillerdi. Hayranlıkla derslerini dinlediğim İngilizce öğretmenim dünyayı gezen, gezdiği yerlerden bize de bahseden biriydi. Hemcinsim olmamasına rağmen onu idol olarak almıştım lisede. Yazmak benim için vazgeçemeyeceğim, yapmaktan hiç bıkmadığım bir şeydi. Yazmak konusunda hiç düşünmedim çünkü hayatımda hep vardı. Sonra okumak tutkum oldu. Kitaplarla tanıştım. Onu da hiç sorgulamadım. Hayatımın tutkusu oldu resmen okumak. Üniversiteye geldiğimde tekrar bu soruları sormaya başladım. Ben kimdim, ne istiyordum şu hayattan. Kendimi keşfetmem gerekiyordu. Kim olduğumu bilmem. Sanki okumak ve yazmak tamam güzeldi. Ama hayatımda hep olmuştu işte. Sorgulamamıştım ki. Yazmak ve okumak içimden geliyordu. Ama sanki bu yeterli değildi. Sadece okumak ya da yazmak değil başka bir şey daha istiyordum hayatımda. İşte üniversitede tek tutkumun bu olmadığını fark ettim. Yeni yerler görmek, yeni insanlarla tanışmak, fotoğraf çekmek istiyordum. Bir gün gerçek bir gezgin olmayı hayal ediyorum. Bir kere insan kendini keşfedince, hayattan ne istediğini bilince her şey daha da anlamlı gelmeye başlıyor. Hayattan ne istediğimi bulunca 'Ölmeden yapılacaklar listesi' hazırlamaya koyuldum. Ölmeden önce en çok neleri yapmadığım için pişmanlık duyacağımı sorguluyordum çünkü. Listemi henüz tamamlamadım. Biraz zaman alacak gibi gözüküyor. Ama umursamıyorum. Çünkü kim olduğumu biliyorum, hayattan ne istediğimi de. Kim olduğumu keşfettim diyebilirim. Belki uzun zamanımı aldı ama değdi. Zaten henüz tam olarak keşfetmiş de değilim. Her gün kendimizi keşfetmemiz ve kim olduğumuzu bilmemiz için yeni bir fırsat bana kalırsa.

25 OLMADAN YAPILACAKLAR LİSTESİ


Ölmeden önce yapılacaklar listesi hazırladığımı söylemiştim. Henüz blogda paylaşmadım çünkü tamamlamadım. Tam olarak içime sindiğinde ve listeyi hazırlamayı bitirdiğimde paylaşacağım. Ondan önce '25'ten Önce 25' isimli bir etkinlik var belki  siz de görmüşsünüzdür. Böyle listeler hazırlamaya bayılıyorum! 25 yaşına girmeden gerçekleştirmek istenilen 25 madde belirleniyor. Ve bu liste gerçekleştirilmeye çalışılıyor. Benim oluşturduğum bu liste aynı zamanda 'Ölmeden Önce Yapılacaklar' listemde yer alan maddelerden. Söylediğim gibi henüz diğer maddeleri tam olarak belirlemediğim için blogda yayımlamıyorum. Belki onu 25 yaşıma girdikten sonra da yayımlayabilirim. Etkinlik her ne kadar 25 maddeyi içerse de ben biraz daha fazla madde belirledim. Kendimi sınırlamak istemedim. İşte 25 yaşında olmadan benim gerçekleştirmek istediklerim:


  1. Üniversiteden mezun olmak.
  2. Ehliyetimi almak.
  3. İngilizce öğrenmek.
  4. Yüzmeye profesyonel olarak başlamak.
  5. İrlanda'yı görmek.
  6. Trinity College Kütüphanesi'ni görmek (İrlanda).
  7. Kpss ile atanıp hayal ettiğim o işe kavuşmak.
  8. Bursa'yı görmek.
  9. Profesyonel fotoğraf makinesi almak.
  10. Dostlarımla tatile çıkmak.
  11. Hayal ettiğim kütüphaneye ve odaya sahip olmak.
  12. Gece denize girmek.
  13. "O" kişiyle tanışmak.
  14. Sema ayini izlemek.
  15. Sevdiğim bir ünlünün konserine katılmak.
  16. Konya'da Mevlana'nın Vuslat Töreni'ne katılmak.
  17. Eskişehir'i gezmek.
  18. Blogumu hayal ettiğim İnternet sitesine çevirmek.
  19. Her yıl en az 50 kitap bitirmek.
  20. Bir yaz gecesinde yıldızları seyretmek.
  21. Başka ülkelerden arkadaş edinmeye devam etmek ve onlardan en az biriyle tanışmak.
  22. Dil öğrenmek için bir süre İngiltere'de yaşamak.
  23. Uçağa binmek ve uçakta fotoğraf çekmek.
  24. Kişisel gelişim seminerine katılmak.
  25. Seyahat defteri oluşturmak.
  26. Gittiğim yerlerden magnet toplamak.
  27. Kitap ayracı koleksiyonu yapmaya devam etmek.
  28. Sümele Manastırı'nı görmek.